|
Değerli yurttaşlarım,
Sizlere yarinki secimde aklin, zekanın, hürriyetin sembolü açık
denizlerde kaybolanlara yol gösteren YUNUS amblemiyle pusulada
yer alacak olan Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı sıfatımla
hitap ediyorum.
Gecen Pazar günü konuşmamın sonunda, bugün sizlerle biraz hesap
yapacağımızı söylemiştim. O hesabi birazdan yapacağız.
Konuşmamın ortalarında da gençlerimize birkaç şey söyleyeceğim.
Değerli yurttaşlarım,
Bugün ülkenin en büyük sorunu insanlık onurunu çok derinden
zedeleyen issizlik sorunudur.
Bu ülkeyi on yıllardır yöneten sağ partiler sol partiler,
milletin vekilleri, yetişkin bir insan için issiz kalmanın,
issiz kaldığını belli etmemek için her sabah ise gider gibi
giyinip bütün gün sokaklarda gezinmenin, bir aile reisinin evde
esinin ve çocuklarının yüzüne bakamamasının utancının ne demek
olduğunu biliyorlar mi?
Değerli yurttaşlarım,
ÜLKEYİ SİYASETÇİLER DEĞİL YATIRIMCILAR KALKINDIRIR. SİYASETÇİNİN
GÖREVİ YATIRIMCININ ONUNU AÇMAKTIR.
DEVLETİN İSRAFI YÜKSEK VERGİYE, YÜKSEK VERGİ YATIRIMIN
AZALMASINA, BU DA İSSİZLİĞE NEDEN OLUR.
İssizlik yasayla yönetmelikle bos lafla, nutukla ortadan
kaldırılamaz.
Yağmur yağmazsa kuraklık olur kadar barizdir, is yeri açılmazsa
issizlik olur.
İste bu nedenle parayı ve yatırımcıyı düşman gören ve her şeyi
devletten bekleyen zihniyetimizin değişmesi lazım. O yüzden ben
yeni nesil'e güveniyorum.
Ve 360 kusur milletvekiliyle Türkiye'yi 5 sene yönetip seçilme
yaşını 25’e hatta daha aşağıya çekemeyen hükümeti buradan
kınıyorum. 25-30 yas arası ne eğitimli, çağdaş insanları aday
olarak gösteremedik. Onların haklarını yedik. Simdi onlara
seslenmek istiyorum:
Sevgili gençler,
Yarin bir gün liseden üniversiteden mezun olacak ve kapı, kapı
dolaşarak is arayacak olan sizlersiniz, çok azınız bir is
bulacak, o iste de boğaz tokluğuna çalışacaksınız.
İşe girdiğinizde muhasebeye bir sorun bakalım.Maasinizin ne
kadarı vergi olarak kesiliyor. Onun üstüne KDV ÖTV diye
harcarken verdiğiniz vergileri de ilave edince gelirinizin
%50’sinin gittiğini göreceksiniz.
Bu şu demektir: 1 Ocaktan 1 Temmuz’a kadar kazandığınız para
cebinize girmeyecek, devlet babanız o paralarla size hizmet
vereceğim masalıyla Ankara’ya çekecektir.
Devletin verdiği hizmetin kalitesini zaten devletin okullarında,
hastanelerinde, yollarında, annenizin babanızın emeklilik
çeklerinde görüyorsunuz. Değişimi sizler talep edin, değişimin
oncusu sizler olun sevgili gençler.
Değerli yurttaşlarım,
Yarin aslında secim günü olmaktan çok daha önemli bir gün. YARIN
SIZIN HESAP SORMA GÜNÜNÜZ.
5 sene önce ‘sana vekalet veriyorum, git Ankara’da beni temsil
et, yasalar yapılırken hakkimi hukukumu kazancımı, özel hayatimi
koru’ dediğiniz insanlardan hesap sorma gününüzdür.
Simdi vereceğim rakamları lütfen not ediniz.
2002-2007 arasındaki yasama dönemlerinde toplam sadece 598 gün
yani senede 120 gün, yani senede 4 ay toplanan
milletvekillerinizin her birine 400 milyardan fazla, neredeyse
yarim trilyon maaş vermişsiniz. Yarin oylarınızla sorun
milletvekilinize 4 ay çalıştın da bizler için 8 ay ne yaptın
diye? Bölgenizde kac defa gördünüz kendilerini?
Yarin secip meclise gondereceklerinize de ayda yaklasik 8,5
milyardan, hic zam almasalar, 5 sene icinde cebinizden 500
milyar yani yarim trilyon maas vereceksiniz degerli yurttaslarim.
Yarin sandiga gitmeden once ilinizdeki MV sayisini bu 500
milyarla carpin, sonra sorun kendinize. Bu kadar maas verdigim
insanlardan bu paranin karsiligini aldim mi? Aldiginizi
hissediyorsaniz tamam. Yine secin. Ama almadiysaniz faturayi
kesin kendilerine. Hangi partiden olursa olsunlar.
Elbette bir meclisimiz, sectigimiz vekillerimiz olacak. Elbette
maas verilecek. Ama sunu soruyorum. Karsiligini halk olarak
aliyormuyuz?
Iste verdigimiz bu inanilmaz paralarin karsiligini almamiz icin
de secim sistemimizi degistirip, LDP’nin 13 senedir savundugu ‘2
Turlu dar bolge secim sistemine’ gecmemiz lazim. Sectigimiz
insani muhtarimizi belediye baskanimizi tanidigimiz gibi
tanimamiz lazim. Bu insanın, genel baskanin degil, secmenin emir
kulu olmasi lazim. Secmenin nefesini ensesinde hissetmesi lazim
ki bu carpikliklar degissin.
Ama bu konu islerine gelmediginden agizlarina almiyorlar. Simdi
varsa yoksa Cumhurbaskanini halk secsin munakasasi.
Bence once MV’ni halk secsin.
Bir zamalarda 450 MV’ni 550 yapalim mi diye tartismistik. 550
yaptik da ne oldu? Daha cok mu demokrasi geldi? Simdi daha mi
iyi temsil ediliyoruz?
Aziz vatandaşlarim,
Secimlerden sonra beni TV ekranlardan pek göremezsiniz. O yuzden
Cumhurbaskanini halk secsin konusuyla ilgili partimin
goruslerini de sizlerle paylasmak isterim.
Bir toplum icin en buyuk tehlike ulkeyi yoneten gucun bir
noktada odaklanmasıdır. Batili gelismis demokrasiler bunu
bildikleri icin kuvvetleri ayirmislar. Simdi, ulkemizde
cumhurbaskani, basbakan, meclisin mutlak cogunlugu, meclis
baskani ayni partiden veya ayni zihniyetten olursa zaman icinde
yargi da o zihniyetin dümen suyuna girebilir.
İste buna secimle is basina gelmis mesruu dikta veya basbakan
diktatorlugu denir ve Saddam rejiminden farki kalmaz. O yuzden
onumuzdeki aylarda Cumhurbaskanini halk secsin daha demokratik
oluruz masalina korukorune lütfen kanmayin.
Hükemetin temsilcisi birazdan konusmasinda 2 konu vurgulayacak.
Once ‘istikrar da istikrar’ diyecek. Yani aman ha bizimle devam
etmezseniz isler bozulur diye sizi korkutacak. Oylem mi? Iyi de
Misir’da da istikrar var. Dogdugum gunden beri Misir Devlet
Baskani Husnu Mubarek. 30 senedir istikrar ama Misir halki
fakirlik ve sefaletle surunmeye devam ediyor. Basbakanin
vurgulayacagi 2. konu DEMOKRASI olacak, ve o da buyuk bir
aldatmaca. Zira temsil ettigi zihniyet sadece asker konusunca ve
basortusu soz konusu olunca demokrasi diye ayaga kalkiyor. Iste
burada da samimiyetsizlik sergiliyor. Birkac ay once ulkenin
cumhurbaskani secilecegi zaman muhalefete ‘celik comak oynasin’
diyen zihniyet demokrasiyi ne kadar anlayip hazmetmistir sizce?
Aslinda yarin iki ucu sivri bir degnekle karsi karsiya
birakilmak isteniyoruz. Bir zihniyet universitede turbani
yasakliyor digeri mayo reklamini yasakliyor, biri ucak pistinde
deve kesiyor, digeri kiz cocuklarina kravat takip bayramlarda
asker gibi yurutmeyi milliyetcilik zannediyor, bir zihniyet
Camlica tepesinde manzaraya karsi bir bardak birayi yasakliyor
oburu cocuguna ne zaman ne kadar din dersi verebilirsin ona
karisiyor, kurban derisini kime verip veremeyecegine karisiyor.
Ulkeyi yonetenlerin vatandaslarina yasam tarzi zorlamalari
yanlistir. Onlarin gorevi milletin kalbini beynini yonetmek
degil, ulkeyi refaha goturmektir, sinirlari korumaktir, canimizi
malimizi korumaktir.
Degerli vatandaslarim,
Yarin 10 milyon kadar secmenimiz fikirlerimizi begense bile
bizlere oy veremeyecek. Zira ilgili kurumca evrak
gereksinimlerini yerine getiremedigimiz gerekcesiyle 14 ilde 120
adayimizla pusuladan cikartildik.
Bu dezavantajimizi pusulada bulundugumuz illerde oylarinizla
telafi edebilirsiniz.
Yarın oylarinizi, Liberal Demokrat Parti’ye ülke yönetimini
teslim etmeniz için degil ama savundugumuz degerlere güç
katmanız LDP’yi yukarlara tasimaniz için talep ediyorum.
Hiç olmazsa Cumhuriyet tarihimizde ilk defa, Meclis’te kanunlar
yapilirken saydigim degerleri korumak icin sizleri temsil
edebilelim.
Elbette takdir siz yüce Milletinindir.
Hepinize partim adina sevgi ve saygilarimi sunuyorum.
|